Kaygı: Takıntılar

Aklına Gelen Her Düşünceye Cevap Vermek Zorunda Değilsin: Takıntılarla Başa Çıkmak

Uzman Psikolog Selin Aytaç 5 dk okuma
Aklına Gelen Her Düşünceye Cevap Vermek Zorunda Değilsin: Takıntılarla Başa Çıkmak

Uzman Psikolog Selin Aytaç | Ankara

Kapıyı kilitlediğini biliyorsun. Yine de dönüp kontrol ediyorsun. Bir konuşma biteli saatler olmuş ama sen hâlâ söylediğin bir cümlenin nasıl anlaşıldığını düşünüyorsun. Bazen de aklına, değerlerinle hiç uyuşmayan bir düşünce geliyor. Bu kez kendini sorgulamaya başlıyorsun: “Bunu neden düşündüm? Ben nasıl biriyim?”

Seni yoran yalnızca o düşünce olmayabilir. Onu açıklamaya, etkisizleştirmeye veya bir daha gelmeyeceğinden emin olmaya çalışmak da gününün önemli bir bölümünü kaplıyor olabilir.

Bir düşüncenin zihninde belirmesi, onu istediğin, doğru bulduğun ya da gerçekleştireceğin anlamına gelmez. Ancak düşünce sana çok önemli ve tehlikeli göründüğünde, bunu bilmek tek başına rahatlamana yetmeyebilir.

Takıntılar neden zihinde bu kadar yer kaplar?

Zorlayıcı düşünceler çoğu zaman insanın önem verdiği alanlara dokunur: Sevdiklerinin güvenliği, sağlığı, ahlaki değerleri, ilişkisi veya hata yapma ihtimali…

“Ya gözümden bir şey kaçtıysa?” sorusu geldiğinde kontrol edersin. Kontrol edince kısa süreliğine rahatlarsın. Bir süre sonra şüphe geri gelir. Bu kez bir kontrol daha gerekir.

Bazen bu uğraş dışarıdan görünmez. Geçmiş bir olayı zihninde tekrar tekrar incelemek, hislerini ölçmek, internette aynı soruyu araştırmak veya yakınlarından defalarca güvence istemek de rahatlama arayışının bir parçası olabilir.

Burada dikkatimizi yalnızca düşüncenin içeriğine vermeyiz. Şuna da bakarız: Bu düşünce geldiğinde ne yapıyorsun ve yaptığın şeyin ardından ne oluyor?

Çünkü kısa süreli rahatlama sağlayan bazı karşılıklar, zaman içinde aynı şüpheyle yeniden uğraşmana katkıda bulunabilir.

“Düşünmemeye çalışıyorum ama daha çok düşünüyorum”

Zihninle uzun bir mücadele içindeysen bu cümle tanıdık gelebilir.

Kendine “Bunu düşünme” dediğinde, düşüncenin gidip gitmediğini kontrol etmeye başlayabilirsin. Böylece dikkatin yeniden aynı konuya döner. Ardından “Hâlâ düşündüğüme göre önemli olmalı” diye yorumlayabilirsin.

Psikolojik danışmanlık görüşmelerinde hedefi, zihinden bütün istenmeyen düşünceleri silmek olarak kurmam. Bu, kişinin kendisine yerine getirmesi güç bir görev yüklemesine neden olabilir. Bunun yerine düşünceye verdiğin anlamı, belirsizliğe nasıl karşılık verdiğini ve rahatlamak için yaptıklarını anlamaya çalışırım.

Asıl üzerinde çalışabileceğimiz alan, düşünce geldiğinde hayatının ne kadarını yönetmesine izin verdiğindir.

Takıntılarla başa çıkarken nereden başlanabilir?

Önce yaşadığın döngüyü somutlaştırmak yararlıdır. Kendine şu soruları sorabilirsin:

  • Beni hangi durum veya düşünce tetikliyor?
  • Bu düşünceyi neyin işareti olarak yorumluyorum?
  • Rahatlamak ya da emin olmak için ne yapıyorum?
  • Rahatlama ne kadar sürüyor?
  • Bu uğraş yüzünden neleri erteliyor veya kaçırıyorum?

Bu soruların amacı kendine tanı koymak değildir. Yaşadığın güçlüğün günlük hayatındaki yerini görmektir. Her tekrarlayan düşünce aynı anlama gelmez; yoğun zihinsel uğraşların farklı nedenleri olabilir. Bu nedenle görüşmelerde önce seni ve yaşadığın durumu dikkatle değerlendirmek gerekir.

Bir başka başlangıç noktası da kendine kullandığın dildir. “Yine başladım, neden kendime hâkim olamıyorum?” demek, yaşadığın sıkıntıya bir de kendini suçlamayı ekleyebilir. Bunun yerine “Şu an emin olma ihtiyacım yükseldi” diyebilmek, içinde bulunduğun anı daha açık görmene yardımcı olabilir.

Görüşmelerde nasıl çalışırım?

Benim için iyi bir başlangıç, seni zorlayan düşüncelerin listesini çıkarmaktan ibaret değildir. Ne zamandır bu güçlüğü yaşadığını, hangi koşullarda arttığını, nasıl karşılık verdiğini ve hayatını nasıl etkilediğini birlikte ele alırız.

Ardından çalışma hedeflerini somutlaştırırız. Örneğin hedefimiz, aynı konuşmayı zihninde saatlerce incelemenin günlük yaşamındaki etkisini azaltmak veya tekrar eden güvence arayışını anlamak olabilir. İzleyeceğimiz yolu değerlendirmene ve ihtiyaçlarına göre belirleriz.

Görüşmelerde her şüphen için kesinlik sunmak yerine, seni tekrar tekrar kesinlik aramaya götüren süreci anlamana ve bu sürece farklı karşılıklar geliştirmene destek olurum.

Neyi neden ele aldığımızın anlaşılır olmasını önemserim. Zorlandığın noktaları konuşabileceğin, hedeflerini birlikte gözden geçirebileceğimiz açık bir çalışma ilişkisi kurmayı amaçlarım. Gerektiğinde farklı bir uzman değerlendirmesine ihtiyaç olup olmadığını da ele alırız.

Ankara’da takıntılar için psikolog desteği arıyorsan

Düşüncelerin gününün önemli bir bölümünü kaplıyor, tekrar eden kontroller seni yoruyor veya kaçınmaların hayatını daraltıyorsa destek alma ihtiyacını ciddiye alabilirsin.

Görüşmeye gelmeden önce aklından geçenleri “mantıklı” hâle getirmen gerekmez. Utandığın, anlatmakta zorlandığın veya yanlış anlaşılacağından endişe ettiğin düşünceler olabilir. Bunları paylaşmanın güçlüğünü de konuşabiliriz.

Ankara’da psikolog arayışındaysan, benimle ilk görüşmede seni zorlayan durumları ve nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunu değerlendirebiliriz. Başlamak için söyleyeceğin cümle çok sade olabilir:

“Zihnimde aynı konularla uğraşmaktan yoruldum. Bunun hayatımda daha az yer kaplamasını istiyorum.”

Her şüpheyi çözmeye çalışırken ertelediğin hayatına yeniden alan açmak, üzerinde çalışmaya değer bir hedeftir.

Uzman Psikolog Selin Aytaç

Ankara’da psikolojik danışmanlık ve görüşme bilgileri için iletişime geçebilirsiniz.

Paylaş:

Profesyonel Destek Almak İster misiniz?

Ankara Çankaya'da yüz yüze veya online görüşme için hemen randevu oluşturun.